HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI

SİGORTACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI

SİGORTACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE,

ANKARA

25.08.2014

 

KONU : ZMMS Sigortası kapsamında araç hasarının karşılanması için sigorta şirketlerine başvuru yapan hak sahiplerinin yaşadığı sıkıntılar hakkında kurumunuza bilgi verilerek , bu husustaki mağduriyetlerin giderilmesi talebimizin sunulmasıdır.

 

 

AÇIKLAMALAR :

 

Derneğimiz; kişilerin, Sigorta ve Tazminat Hukuku kapsamındaki hakları konusunda bilinçlendirilerek, sigorta şirketlerinin yasal olmayan uygulamaları nedeniyle doğan mağduriyetlerin engellenmesi ve giderilmesi amacı güden bir sivil toplum örgütüdür.

 

Bu yönde mağduriyet yaşayanların başvuruları aracılığı ile de, sigorta sektöründeki haksız ve hukuka aykırı uygulamalardan kısa sürede haberdar olunmaktadır.

 

Son birkaç aydır derneğimize yapılan çok sayıda başvuru sonucu, Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası branşında, tüm sigorta şirketleri bakımından uygulanan haksız ve hukuka aykırı uygulama nedeniyle, kurumunuzun bilgilendirilmesi ve konunun düzenlenmesi ihtiyacı ile başvuru yapma gereği hasıl olmuştur. Şöyle ki;

 

Hak sahipleri, araçlarında oluşan zararın giderilmesi için kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortasına başvurduklarında  uzun ve zorlu bir sürece girmektedirler. Eksperlerin ve dolayısıyla sigorta şirketlerinin, hak sahiplerine yoğun baskı ve zorlamaları olmaktadır. Sigorta şirketi, eksper, hak sahibi ve servis arasında şu sıkıntılar yaşanmaktadır:

1- Hasarlı parçaların yan sanayi veya çıkma parçalar ile değişimi konusunda ısrarcı olunmaktadır.

2- Can güvenliği açısından değişimi zaruri olan parçaların onarımı konusunda ısrarcı olunmaktadır.

3- Eksperlerce, belirlenen onarım bedelinin çok altında bir tutar için servislerle pazarlık yapılarak, çok daha düşük bir tutar ile anahtar teslimi şeklinde başka servislerle anlaşılmakta ve hak sahibi, aracını eksperin bulduğu servise götürmesi yönünde zorlanmaktadır.

 

Eksperin bulduğu ve piyasa fiyatlarının çok altında onarım yapmayı taahhüt eden servislerde, araçlar çıkma ve yan sanayi parçalar ile alelade onarılmaktadır.

Bu uygulamayı yasallaştırmak amacıyla, ekspertiz raporlarında; hasarlı parçalar ve fiyat listesi çıkartıldıktan sonra, "servis iskontosu" şeklindeki ifade ile normal hasar tutarı, anlaşma yapılan bedele eşitlenmektedir.

 

4- Parça tedarikinin sigorta şirketi tarafından yapılacağı söylenerek, hak sahipleri aylarca bekletilmekte ve tedarik edilen parçanın mahiyeti ile ilgili hiçbir bilgi ve belge verilmemektedir.

 

5- Bu baskıları kabul etmeyen hak sahipleri ise eksperler ve sigorta şirketleri tarafından tehdit edilmekte, aracın orjinal parça ile veya hak sahibinin seçtiği serviste onarılması halinde, kendilerince belirlenen (piyasanın çok altındaki) onarım bedelini aşan kısmın sigorta şirketince ödenmeyeceği, hak sahibi tarafından karşılanması gerektiği söylenmektedir.

 

Mali sıkıntı yaşayan veya yıldırılan hak sahipleri bu kanun dışı uygulamayı kabul etmek zorunda kalmaktadır. Çok az mağdur, hakkını yargıda aramaktadır.

 

Tüm bu uygulamalar, haksız ve hukuka aykırı olup, ivedilikle önleyici tedbirlerin alınması gerektiği düşünülmektedir. Şöyle ki;

 

Öncelikle; ZMMS Sigortası nedeniyle sigorta şirketlerinin yüklendiği sorumluluk, akdi bir sorumluluk olmayıp, kanuna dayanmaktadır. Dolayısıyla, bu sorumluluğun taraflarının hak ve yükümlülüklerinin tespitinde esas alınacak düzenlemeler kanun ve genel şartlardır. Kasko türü mal sigortalarındaki, özel şartlar ile düzenleme yapma serbestisi, zorunlu sorumluluk sigortaları bakımından geçerli olmamaktadır. Sigorta şirketlerinin yerleşmiş uygulamalarının veya mal sigortası branşlarında kendi sigortalısına karşı sahip olduğu hakların (parça tedariki, yan sanayi parça, anlaşmalı servis..vb.), sözleşmesel ilişkisi bulunmayan hak sahibine karşı zorlayıcı mahiyette ileri sürülmesi yasal değildir.

Zira; 2918 sayılı KTK.nun 91.maddesini teyit eder nitelikteki Trafik Sigortası (ZMMS) Genel Şartları m.A.1 ile "motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya birşeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olunmasından dolayı, 2918 sayılı KTK.na göre işletene düşen sorumluluğun, sigortacı tarafından üstlenilmesi" öngörülmektedir.

 

Sigortacının üstlendiği sorumluluğun türüne ise, aynı kanunun 85.maddesinin birinci fıkrasında yer verilmiş olup; 90.maddede "Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı" öngörülmektedir.

 

Dolayısıyla, işletenin ve sigortacının sorumlu olduğu maddi tazminatın tespit ve tayininde, KTK.nun yollamasıyla uygulama alanı bulan, BK.nun m.49 vd.ndaki haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin uygulanması zaruridir.

 

Bu kapsamda, ZMMS poliçesi ile işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketlerinin hak ve yükümlülüğünün sınırının tayininde esas olacak ilkeler, tazminat hukuku genel ilkeleridir.

 

Tazminat Hukuku'nda temel ilke; 'zararı doğuran eylemin meydana getirdiği tüm kayıp ve değer azalmalarının giderilmesidir'.

 

Bu ilkeden hareketle, araçlarda meydana gelen hasar nedeniyle doğan tazminat hakkının kapsamı da; aracın, kazadan önceki haline getirilmesi masrafları, değer kaybı ve araç malikinin diğer maddi zararları olmaktadır.

 

Dolayısıyla, sigorta şirketlerinin, kazada hasar gören orjinal bir parçanın yan sanayi veya çıkma parça ile değiştirilmesi konusunda talep ve zorlama hakkı bulunmamaktadır.

 

Kanun ve genel şartlar çerçevesinde, yasal kabul edilebilecek tek uygulama; değişimi gereken parçanın, aynı nitelikteki bir parça ile değişimi bedelinin ödenmesidir. Yani, hasarlanan parça zaten yan sanayi ise yine yan sanayi parça bedelinin ödenmesi; hasarlanan parça orjinal ise orjinal parça bedelinin ödenmesi gerekmektedir.

Aynı şekilde; araç bakımlarını yetkili serviste veya güvendiği bir tamirhanede yaptıran bir kişi, aracını eksperin belirlediği servise götürmek veya niteliği belge ile ispatlanamayan parçalarla tamiri kabul etmek konusunda zorlanamaz.

 

ZMMS Genel Şartları B.2.b maddesi ile eşdeğer parça kullanımı mevzuat kapsamına girmiş olmakla birlikte; eşdeğer parça sigorta şirketlerince hatalı yorumlanmaktadır. Çünkü; 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin 3. Maddesinin s bendinde eşdeğer yedek parça “Bir motorlu aracın montajında kullanılan parçalarla eşdeğer kalitede olduğu varsa mevzuat gereği aranan mecburi standartlara uygunluğunun üreticisi tarafından belgelendirilmesi gereken parçalar” olarak tanımlanmışken; sigorta şirketleri, "eşdeğer parça" tabirini çıkma veya düşük kalite yan sanayi parça olarak kabul ederek, genel şartları dayanak göstermek suretiyle hak sahiplerini de yanıltmaktadırlar.

 

Mevzuat konusunda çok fazla bilgisi olmayan vatandaşlar ve hatta hukukçular dahi, aynı yanılgıya düşebilmektedirler. Bu yorum farkının ve hatasının önlenmesi için, genel şartların daha açıklayıcı şekilde düzenlenmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir.

 

Bu hususta Müsteşarlığın 06.11.2009 tarih ve 2009/18 sayılı genelgesindeki: “Mevzuatın izin verdiği sınırlar dışına çıkılarak araç değerini düşürecek nitelikte parça takılması uygulamasından vazgeçilmesi”, hükmü ile 27.10.2010 tarih ve 2010/38 sayılı Sektör Duyurusundaki “Sigortalıların ve hak sahiplerinin mağdur edilmemesini teminen parça tedarik uygulamasının anılan Tebliğde (Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği) yer alan tanımlamalara uygun biçimde yürütülmesi gerekmektedir.” hükümleri sürekli olarak ihlal edilmektedir.

 

Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; birçok hak sahibi, sigorta şirketlerinin yasal olmayan ve haksız uygulamaları ile mağduriyet yaşamakta olup, bu hususta gereği arz olunur.

 

SİGORTA MAĞDURLARI DERNEĞİ Adına

             Yönetim Kurulu Başkanı

             AV. SELDA SARANDAL

 

© 2013-2020 by Simader

T: 0232 489 1090 E: bilgi@simader.org